HDP’li Türkmen: TİP ile seçimlerde dostane biçimde yarışacağız

ANKARA – Bir süredir seçime hangi formülle gireceği merak edilen Emek ve Özgürlük İttifakı, son kararını verdi. HDP’nin tüm Türkiye’de ortak liste ile girilmesi yönündeki önerisi, Emekçi Hareket Partisi (EHP), Emek Partisi (EMEP), Sosyalist Meclisler Federasyonu (SMF) ve Toplumsal Özgürlük Partisi (TÖP) tarafından kabul görürken Türkiye İşçi Partisi (TİP), belirli illerde kendi listeleri ile seçmenlerin karşısına çıkmayı tercih etti.

TİP’in bu kararı kamuoyunun farklı kesimlerinin eleştirilerine sebep olurken, partinin yöneticileri, kararlarını ittifaka ve Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi’ne (Yeşil Sol Parti) zarar vermeyecek şekilde formüle edeceklerini ifade etti. Bu doğrultuda Yeşil Sol Parti ve TİP, ittifakın en az zarar göreceği formül üzerinde çalışmaya başladı ve bu çalışmada da sona yaklaşıldı. TİP, Kürt illerine ek olarak Yeşil Sol Parti’nin vekil çıkarma ihtimali bulunan İzmir ve Bursa’nın birer bölgesi ile Aydın, Kocaeli ve Manisa’da Yeşil Sol Parti’yi destekleyeceğini açıkladı. Edinilen bilgiye göre TİP’in milletvekili aday listesi çıkaracağı il sayısı 50’nin üzerinde olacak.

‘ORTAK LİSTEDE BULUŞMAYI ÇOK İSTERDİK’

TİP ile “ortak liste” müzakerelerinin yürütüldüğü süreçte seçmeninin yoğun eleştirileriyle karşılaşan HDP’nin Seçim İşleri Komisyonu’ndan Sorumlu Eş Genel Başkan Yardımcısı Emirali Türkmen, ittifakın seçim işbirliğinin ötesinde bir mücadele ortaklığı olduğunun altını çizerek, “Seçmenimiz ittifakta neden ısrar ettiğimizi soruyor. Biz de ortak listede buluşmayı çok isterdik. Açıkçası, ülke tarihinin en kritik seçimlerinde yurttaşlarımızın karşısına ortak tek listeyle çıkmak tüm ezilenler için, işçiler için, emekçiler için en doğru yöntemdi. Ama bazı tarihsel momentlerde öncelikler farklı olabiliyor. Seçim meydanlarında dayanışmayı büyütmek, tek adam rejimini yıkmak için enerjilerimizi ortaklaştırmak bizim birinci önceliğimizdi. Mümkün olmadı ama biz ittifaktaki birlikteliğimizi seçimlerle sınırlı tutamayız. Önümüzdeki dönemde de meydanlarda, mitinglerde birlikte olacağız. Birleşik mücadeleyi önemsiyoruz” dedi.

Türkmen’in yaklaşan seçime ilişkin sorularımıza yanıtları şöyle oldu:

Emek ve Özgürlük İttifakı’nın beş siyasi partisi; Emekçi Hareket Partisi (EHP) Emek Partisi (EMEP), Halkların Demokratik Partisi (HDP), Sosyalist Meclisler Federasyonu (SMF) ve Toplumsal Özgürlük Partisi (TÖP) seçime Yeşil Sol Parti’nin listelerinden girmek konusunda ortaklaştı. Türkiye İşçi Partisi (TİP) ise seçime en az 41 ilde kendi amblem ve adaylarıyla girmek konusundaki kararlılığını sürdürüyor. Partinizin yaptığı çalışmaların sonucuna göre seçime ortak liste ile girmek ittifak için çok daha avantajlı. TİP ile tutum farklılığının sebebi neydi ve tablo böyleyken TİP’in bu kararlılığını sürdürmesini nasıl değerlendiriyorsunuz?

Emek ve Özgürlük İttifakı seçimler için kurulmuş bir ittifak değil. Biz bu ittifaka tarihsel bir önem atfediyoruz. ‘Üçüncü Yol’un inşasında önemli bir aşama olarak görüyoruz ve ittifakımızı “mücadele birliği” olarak tarif ediyoruz. Ancak seçimlerden önce kurduğumuz ittifakımız seçim sürecine girilince doğal olarak seçimlerde ne şekilde hareket edileceğini gündemine aldı.

Biz HDP olarak 2023 seçimlerinin ülke tarihinin en önemli seçimlerinden biri olduğu tespitinden hareketle bu tarihsel sorumluluk ve bilinç temelinde seçim ittifakı meselesine yaklaştık. Tek bir oyun bile boşa gitmemesi gerektiğini ısrarla vurguladık. Yaptığımız değerlendirmeler sonucunda bu kadar kritik bir seçimde yurttaşlarımızın karşısına ortak tek listeyle çıkmanın tüm ezilenler için, işçiler için, emekçiler için en doğru yöntem olduğu fikrini savunduk. Yürüttüğümüz tartışmalar sonucunda Emek ve Özgürlük İttifakı bileşenlerinden EHP, TÖP, SMF ve EMEP ortak liste ile seçimlere girmenin daha doğru sonuç vereceğini düşündükleri için Yeşil Sol Parti’den ortak listeyle seçimlere girilmesi projesini olumlu buldular. Bu siyasi partiler, kendi adaylarını Yeşil Sol Parti listelerinden aday gösterecekler.

‘TİP’İN SİYASİ İDDİASINA SAYGI GÖSTERMEMİZ GEREKİYORDU’

Ancak her siyasi partinin farklı iddiaları, farklı toplumsal tabanları var. TİP, uzun müzakerelere rağmen Emek ve Özgürlük İttifakı çatısı altında kendi parti logosuyla seçime girmeyi uygun buldu. Bu toplantılarda TİP’li arkadaşlar HDP’ye zarar vermek gibi bir niyetlerinin olmadığını baştan itibaren söylediler. Bunun için de il bazlı müzakereye açık olduklarını ifade ettiler. Kendi partilerinin de seçimden azami bir siyasal güçle çıkması için de çabalayacaklarını söylediler. Biz kendi partimizin siyasal iddiasını nasıl önemsiyorsak başka partilerin siyasi iddialarına da saygı göstermemiz gerekiyor. Bu noktada TİP’li arkadaşlarımızla yoldaşça bir ilişki üzerinden bu müzakereleri yürüttük ve kısmen de yürütmeye devam ediyoruz. Ortak tek liste seçimden güçlü çıkmak için büyük imkan ama ortak liste olmuyorsa Emek ve Özgürlük İttifakı’nın hasar almadan, kazanımlarını kaybetmeden, yeni kazanımlar elde ettiği bir seçim sonucu elde etmesi için il bazlı çalıştık, çalışıyoruz. Pozitif ve yapıcı bir ilişki içerisindeyiz.

‘TEK LİSTE İLE GİRMEYİ BAŞARAMADIK, ARTIK BU TARTIŞMAYI GERİDE BIRAKMAK GEREKİYOR’

Seçimlere tek listeyle gitmeyi başaramadık. Artık bu tartışmayı geride bırakmak gerekiyor. Şu an Yeşil Sol Parti’nin seçimlerde en yüksek oyu alması için yapacağımız çalışmalara odaklanmış durumdayız. Tek derdimiz faşizme dur demek, tek adam rejimini bitirmek ve demokratik bir yarışı da içerecek şekilde Yeşil Sol Parti’yle Meclis’e çok güçlü bir biçimde girmek.

‘SEÇMENİMİZ İTTİFAKTA NEDEN ISRAR ETTİĞİMİZİ SORUYOR, KULAK TIKAMAMIZ MÜMKÜN DEĞİL’

TİP’in 41 il kararlılığından vazgeçmemesi üzerine kamuoyunun, özellikle de HDP seçmeninin TİP’e yönelik eleştirileri çoğaldı. Pek çok kesimden TİP’e, bu kararından vazgeçmesi çağrısı geldi. Eleştiriler bir süre sonra partinize de yöneldi. Bu çağrıların ve eleştirilerin haklılık payı var mıydı, nasıl değerlendirirsiniz?

Partimiz HDP’nin seçmen kitlesi, taraflı tarafsız herkesin de söylediği gibi ülkedeki en politik seçmen kitlesi. Bu çağrılara ve eleştirilere kulaklarımızı tıkamamız mümkün değil. Yüksek bir seçmen basıncı ile karşı karşıyayız. Partimize gönül veren üye ve seçmenlerimiz, doğal olarak “bu ittifakta niye ısrar ediyorsunuz?” sorusunu soruyorlar. Bu öfkeyi nedenleriyle birlikte çok iyi anlıyoruz.

‘BİLİNÇLİ BİR ŞEKİLDE TUTUMUNU ORTAYA KOYAN SEÇMEN SANDIKTA GEREĞİNİ YAPAR’

Seçmenimiz son derece bilinçli bir şekilde tutumunu ortaya koydu. Bir tek oyun bile heba edilmemesi gerektiğine dair sözünü güçlü bir biçimde söyledi. Bizim seçmenimiz “oyumuz boşa gitmesin” diyorsa bunun gereğini yapacaktır. Böylesine güçlü bir tutum alan seçmende o irade var. Bundan en ufak bir şüphemiz yok.

Tüm bu olan bitenlerle birlikte şunu iyi anlamak gerekiyor ki HDP’yi diğer partilerden ayıran en temel özelliklerden bir tanesi HDP’nin fikriyatı ve siyaset yapma biçimi. Buna uygun hareket ediyoruz. Biz diğer tekçi partilere karşı mücadele ederken kendi içimizde de çoğulcu olmaya çaba gösteriyoruz. Türkiye’de özgürlüklerin ve çoğulculuğun olduğu bir toplumsal hayat istiyoruz. Ülke için ne istiyorsak partimizde de bunu gerçekleştiriyoruz.

Geldiğiniz noktada ittifakta seçim işbirliği konusunda bir pürüz kalmadığını söyleyebiliriz o halde?

Çalışmalarımız müzakere temelinde ilerliyor. Biz Emek ve Özgürlük İttifakı’nın Meclis’e güçlü biçimde girmesini istiyoruz. Seçmenimiz de bize bunun için “gereğini yapın” diyor. İşte şu an tüm çabamız halkımızın bize verdiği bu görevi halkımızla birlikte layıkıyla yerine getirmek. Yeri gelmişken şunu da ifade etmeme izin verin, TİP ve Emek ve Özgürlük İttifakı’ndaki bileşenlerle yaptığımız mücadele birliği, sokakta birlikte mücadele etmek üzerine kurulu. Seçimlere endeksli değil. Çok yakında 1 Mayıs’ta alanlarda olacağız. Aynı pankartların altında sokağa çıkacağız, toplumsal taleplerimizi birlikte ifade edeceğiz. Meclis’i mücadelenin önemli ayaklarından biri olarak görüyoruz. Ama yalnızca parlamentarist bir hareket değiliz. Diğer bileşenler için de aynı durum söz konusu. O yüzden de birlikteliğimizi yalnızca seçim meselesi olarak görmüyoruz. Tek adam rejimini yıkmak için hep beraber seçim büroları açmak, dayanışmayı büyütmek isterdik, ama olmadı. Ayrı ayrı seçim bildirileri dağıtacağız. Ancak tek liste ile girmeyeceğimiz için TİP ile seçimlerde dostane biçimde yarışacağız.

‘TİP’İN YEŞİL SOL PARTİ’Yİ DESTEKLEYECEĞİ İL SAYISI ARTABİLİR’

TİP Genel Başkanı Erkan Baş, seçime girilecek illeri belirlerken önceliklerinin ittifaka zarar vermemek olduğunu açıkladı. Erkan Baş’ın seçime girmeyeceklerini açıkladığı Bursa ve İzmir’in birer bölgesi ile Aydın, Kocaeli ve Manisa’ya yenileri eklenecek mi? Nasıl bir sonuç bekleyelim?

Gerçekleştirdiğimiz müzakerelerde Yeşil Sol Parti’nin kaybetme ihtimalini paylaştığımız illeri ortaya koyuyoruz. Buna karşılık TİP “biz o ilde seçime kendi logomuzla gireceğiz” gibi bir talepte ve ısrarda bulunmuyor. Dolayısıyla evet, yeni iller eklenebilir. Görüşmelerimiz devam ediyor. Konuşup anlaştığımız birkaç il daha var. Ancak tüm bunları bizim için kötünün iyisini seçme hali olarak tarif ediyoruz.

‘SEÇMENİN SAĞDUYUSUNA GÜVENMEMİZ LAZIM’

TİP’in seçime gireceği illeri ittifaka ve Yeşil Sol’a zarar vermeyecek şekilde değerlendirdiğini ve bu sürecin sizinle müzakere halinde yürütüldüğünü anlıyoruz. Ancak mevcut tabloda, TİP’in İstanbul ve İzmir’de sizinle yarışacağı sonucu çıkıyor ortaya. Bu durum ittifakın milletvekili sayısını etkiler mi?

Şimdiden tahminde bulunmak güç ama gerçekten Yeşil Sol Parti seçmeni dışında bir seçmen TİP’e oy verir ve onun bir milletvekili çıkarmasını sağlarsa bu Yeşil Sol Parti için de TİP için de kazanım olur. Bu pozitif senaryo. Ancak olumsuz yönde etkileme riski de var tabi ki. Tüm çabamız bu riski en aza indirmek. Örneğin İstanbul birinci bölgede hem biz hem TİP seçime girince bizim 4 vekilden birini kaybetme durumumuz olursa bunu halklarımıza anlatmak zor olur. Yani hem TİP kazanmayacak hem biz kaybedeceğiz. Ama artık iyi ihtimale bakmamız ve seçmenin sağduyusuna güvenmemiz lazım. Adını net bir biçimde koymalıyız. TİP’in seçime gireceği her yerde Yeşil Sol Parti olarak TİP’le demokratik, dostane bir yarış içerisinde olacağız.

‘ANKARA’DA TİP’İN SEÇİME GİRMEMESİ YÖNÜNDE BİR OLGUNLUK OLUŞTU’

Ankara’da da benzer bir risk var mı? Varsa TİP’in seçime girmeyeceği iller listesine Ankara da eklenebilir mi?

Tehlikeli illerin başında geliyor Ankara. Veriler, Ankara’da her iki partinin de aday çıkarması durumunda vekil kaybetme ihtimalinin yüksek olduğunu söylüyor. Bunu konuşuyoruz. Bir noktada anlaşacağımızı, pozitif bir sonuç çıkacağını düşünüyoruz. TİP’li arkadaşlar da pozitif bir tutum içerisinde. Ankara da en azından birinci bölgede TİP’in girmemesi yönünde bir olgunluk oluşmuş durumda.

‘İTTİFAK PARTİLERİNİN VE BİLEŞENLERİN TÜMÜ MECLİS’TE TEMSİL EDİLECEKLER’

İttifakta seçime ortak liste ile girmek konusunda uzlaşı sağlanan diğer siyasi partilerle nasıl bir ortaklaşma sağlandı?

Biz listeyi sadece ittifak içerisinde olduğumuz siyasi partilerle olgunlaştırmıyoruz. Aynı zamanda kadın hareketinin, Alevi hareketinin, halkların, kendi iç bileşenlerimizin, ekoloji hareketinin, Kürt ittifakının adaylarının Meclis’e girmesini sağlayacak bir model üzerinde çalışıyoruz. Dolayısıyla zorlukları var. Ama bileşenlerimizle milletvekillikleri konusunda uzlaştık. Doğrudan il ismi veremem şu anda ama ittifakların ve bileşenlerin tüm temsilcileri ağırlıklı olarak Meclis’te temsil edilecekler.

‘SANDIK GÜVENLİĞİ KONUSUNDA MİLLET İTTİFAKI’NDAKİ PARTİLER İLE ORTAKLIKLARIMIZ VAR’

HDP’nin seçime girmemesi ve Yeşil Sol Parti’nin de ilk seçimi olması sebebiyle Yeşil Sol Parti sandık kurulu görevlisi veremeyecek. Bu durum seçim güvenliğini nasıl etkiler? Bu konudaki planlamanız nedir? Diğer siyasi partilerle bir işbirliği olacak mı?

HDP’nin en önemli kazanımlarından bir tanesi seçim süreçlerinde sandık görevlisi vermesiydi. Ama bu seçimde müşahit görevlendirmesi yapabileceğiz. 1 yıldan uzun zamandır sandık görevlisi hazırlığımızı yapmıştık. Şimdi sandık görevlilerimiz müşahit olacaklar. Bu konuda hazırız. Diğer siyasi partilerle de müzakere ediyoruz. Trafolara kedilerin girmesini engellemek için diğer muhalefetle temas halindeyiz. Millet İttifakı’nın sandık görevlisi bulunduramadığı Kürt illerinde her sandıkta iki müşahit görevlendirecek potansiyelimiz var. O illerde sorun olacağını düşünmüyorum. Sandıktan atılan oyun doğru çıkması için Millet İttifakı’ndaki kimi partilerle ortaklıklarımız mevcut.

‘BURSA, AYDIN, TEKİRDAĞ, ERZURUM, MANİSA’DA VEKİL ÇIKARMAYA ÇOK YAKINIZ’

Yeşil Sol Parti’nin bu seçimlerdeki hedefi ne? Kaç vekil, yüzde kaç oy?

Hayallerimizi kaybetmeyeceğiz ama gerçekçi de olacağız. HDP bir halk hareketi ve halk hareketleri hep nehirlere akar, nehirler de denize. Bu seçimde sürpriz bir yükseliş göstereceğiz. Belli bölgelerde oyumuz beklenenin üzerinde artacak. Örneğin Tekirdağ’da sürpriz yapabiliriz. Yeni seçmen profiline baktığımızda Tekirdağ’dan vekil çıkarabileceğimiz sonucuna ulaşıyoruz. Tekirdağ dışında Manisa, Aydın, Adıyaman, Erzurum, Bursa’dan vekil çıkaracağız, büyük kentlerde de vekil sayımızı artıracağız. Pek çok araştırmada da görüldüğü üzere oy potansiyelimiz yüzde 15’e ulaşıyor. Eş Genel Başkanlarımız da 100 vekil sınırını koydular. Bunu elde etmek için güçlü bir seçim kampanyası yürütüp halklarla, emekçilerle, ezilenlerle buluşacağız. Birlikte değiştireceğiz.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir